Prompt Yazarken Yaptığım 10 Hata ve Nasıl Düzelttim
İki yıl önce ChatGPT'yi ilk kullanmaya başladığımda çok heyecanlıydım. Her şeyi sordum, her şeyi denedim. Ama aldığım cevapların çoğu ya çok genel ya çok uzun ya da tamamen alakasızdı. Sinir oluyordum. Yapay zeka bu kadar mı kötü diye düşünüyordum.
Sonra fark ettim ki sorun yapay zekada değil, bende. Yanlış sorular soruyordum. Yanlış şekilde soruyordum. Prompt yazmak bir beceri ve ben bu beceriye sahip değildim.
Son iki yılda binlerce prompt yazdım. Denedim, yanıldım, tekrar denedim. Bu yazıda en sık yaptığım 10 hatayı ve bunları nasıl düzelttiğimi anlatacağım. Belki siz de aynı hataları yapıyorsunuzdur.
1. Çok Genel Sorular Sormak
İlk hatam buydu. Yapay zekaya pazarlama hakkında bilgi ver gibi sorular soruyordum. Cevap geliyordu ama işime yaramıyordu. Çok genel, çok yüzeysel, internetten kopyalanmış gibi.
Eski yaklaşımım:
Pazarlama hakkında bilgi ver.
Şimdiki yaklaşımım:
5 kişilik bir ekiple çalışan, aylık 10.000 TL pazarlama bütçesi olan bir e-ticaret sitesi için düşük maliyetli müşteri kazanma stratejileri öner. Hedef kitle 25-40 yaş arası, büyük şehirlerde yaşayan, online alışverişe alışkın kadınlar.
Farkı görüyor musunuz? İkinci promptta bütçe var, ekip büyüklüğü var, hedef kitle var, sektör var. Yapay zeka ne istediğimi tam olarak anlıyor ve ona göre cevap veriyor.
2. Tek Seferde Her Şeyi İstemek
Bir dönem tek bir promptta her şeyi istiyordum. Blog yazısı yaz, SEO uyumlu olsun, 2000 kelime olsun, görseller öner, meta description yaz, sosyal medya paylaşımları da ekle gibi. Sonuç hep hayal kırıklığıydı.
Şimdi işleri parçalara bölüyorum. Önce ana içeriği istiyorum. Sonra düzenleme istiyorum. Sonra SEO öğelerini istiyorum. Her adımda kontrol ediyorum ve gerekirse yön değiştiriyorum.
Bu yaklaşımın avantajı şu: Her aşamada müdahale şansım oluyor. Yanlış giden bir şey varsa erken fark ediyorum. Sonunda ortaya çıkan iş çok daha kaliteli oluyor.
3. Bağlam Vermemek
Yapay zeka zihin okuyamıyor. Ben bunu geç öğrendim.
Bir mail taslağı yazdırmak istediğimde sadece müşteriye mail yaz diyordum. Ama hangi müşteri? Ne konuda? İlişkimiz nasıl? Öncesinde ne konuştuk? Bunları söylemeyince yapay zeka genel bir şablon veriyordu.
Şimdi her promptta bağlam veriyorum:
Bir yazılım şirketinde proje yöneticisiyim. Müşterimiz büyük bir banka. Geçen hafta teslim etmemiz gereken modülde gecikme oldu. Müşteri bundan haberdar ama detayları bilmiyor. Durumu açıklayan, özür dileyen ama aynı zamanda güven veren profesyonel bir mail taslağı hazırla. Yeni teslim tarihi olarak önümüzdeki cuma önerelim.
Bu promptla gelen mail taslağı direkt kullanılabilir seviyede oluyor.
4. Rol Vermemek
Bu tekniği öğrendiğimde cevap kalitesi bir anda yükseldi.
Yapay zekaya bir rol verdiğinizde o rolün bakış açısıyla düşünüyor. Sadece soru sormak yerine sen deneyimli bir avukatsın veya sen 20 yıllık tecrübeli bir şefssin demek büyük fark yaratıyor.
Sen 15 yıllık deneyime sahip bir kariyer koçusun. Yüzlerce kişiye iş bulma konusunda yardım ettin. Şimdi bana yardım et: 5 yıldır aynı şirkette çalışıyorum, maaşım artmıyor, terfi alamıyorum. Ne yapmalıyım?
Bu promptla gelen cevap çok daha derinlikli ve pratik oluyor. Çünkü yapay zeka bir kariyer koçu gibi düşünüyor.
5. Çıktı Formatını Belirtmemek
Eskiden cevabın nasıl görünmesini istediğimi söylemiyordum. Yapay zeka bazen paragraflar halinde, bazen maddeler halinde, bazen karışık bir şekilde cevap veriyordu.
Şimdi her zaman formatı belirtiyorum:
Cevabını şu formatta ver:
- Önce 2 cümlelik özet
- Sonra 5 maddelik liste
- Her madde maksimum 2 cümle olsun
- En sonda bir sonuç paragrafı
Bu kadar basit bir ekleme bile cevabın kullanılabilirliğini çok artırıyor.
6. Örneksiz Çalışmak
Yapay zekaya ne istediğinizi anlatmanın en iyi yolu örnek vermek. Bunu geç keşfettim.
Mesela belirli bir tarzda ürün açıklaması istiyorsanız, önce o tarza uygun bir örnek verin. Yapay zeka o örneği analiz eder ve aynı tarzda devam eder.
Şu tarzda ürün açıklamaları yaz:
Örnek: Bu çanta sadece eşyalarını taşımak için değil, tarzını tamamlamak için tasarlandı. Günün her saatinde yanında olacak, her kombine uyum sağlayacak.
Şimdi aynı tarzda kablosuz kulaklık için yaz.
Bu tekniğe few-shot learning deniyor ve gerçekten işe yarıyor.
7. Uzunluk Belirtmemek
Kısa bir cevap istediğimde 500 kelimelik bir yazı alıyordum. Detaylı bir analiz istediğimde 3 cümlelik bir özet alıyordum. Çok sinir bozucuydu.
Çözüm basit: Uzunluğu açıkça belirt.
Bu konuyu maksimum 100 kelimeyle açıkla.
veya
En az 500 kelimelik detaylı bir analiz yaz.
Yapay zeka genellikle bu talimatlara uyuyor. Bazen biraz sapma olsa da yaklaşık olarak istediğiniz uzunlukta cevap alıyorsunuz.
8. Eleştiri ve Düzeltme İstememek
Eskiden yapay zekanın verdiği ilk cevabı kabul ediyordum. Beğenmezsem yeni bir prompt yazıyordum. Bu çok verimsiz bir yöntemmiş.
Şimdi iteratif çalışıyorum. İlk cevabı alıyorum, eksikleri not ediyorum ve düzeltme istiyorum:
Bu cevap çok resmi oldu. Daha samimi bir ton kullanarak yeniden yaz. Ayrıca pratik örnekler ekle.
veya
İyi ama bazı noktalar eksik kaldı. Şu konuları da ekle: X, Y, Z.
Bu şekilde birkaç turda istediğim sonuca ulaşıyorum.
9. Negatif Talimat Kullanmamak
Sadece ne istediğinizi söylemek yetmiyor. Ne istemediğinizi de söylemeniz lazım.
Blog yazısı yaz ama şunları yapma:
- Klişe ifadeler kullanma (eşsiz, muhteşem, devrim niteliğinde gibi)
- Çok uzun paragraflar yazma
- Gereksiz tekrarlar yapma
- Okuyucuya soru sorarak başlama
Bu negatif talimatlar sayesinde istemediğim şeylerden kaçınmış oluyorum.
10. Test Etmemek
Aynı promptu farklı şekillerde yazıp hangisinin daha iyi sonuç verdiğini test etmiyordum. Bir prompt işe yarıyorsa ona devam ediyordum.
Şimdi önemli promptları farklı versiyonlarla deniyorum. Bazen küçük bir kelime değişikliği bile büyük fark yaratabiliyor. Mesela açıkla yerine analiz et demek farklı bir cevap tetikleyebiliyor.
İyi çalışan promptları bir yerde saklıyorum. Zamanla kendi prompt kütüphanemi oluşturdum. Benzer bir iş geldiğinde sıfırdan başlamak yerine önceki promptu uyarlıyorum.
Öğrendiğim En Önemli Şey
Prompt yazmak empati gerektiriyor. Yapay zekanın yerine koymanız lazım kendinizi. Ne kadar bilgi verirseniz o kadar iyi cevap alırsınız. Ne kadar net olursanız o kadar isabetli sonuç elde edersiniz.
Bir de şunu fark ettim: Mükemmel prompt diye bir şey yok. Her iş için farklı bir yaklaşım gerekiyor. Ama yukarıdaki hataları yapmamak sizi ortalamanın çok üstüne çıkarıyor.
Son Söz
Bu hataları yapmak utanılacak bir şey değil. Herkes yapıyor. Önemli olan fark edip düzeltmek.
Eğer siz de yapay zekadan istediğiniz sonuçları alamıyorsanız, bu listeyi bir kontrol listesi olarak kullanın. Muhtemelen bu hatalardan bir veya birkaçını yapıyorsunuzdur.
Bir ay boyunca bilinçli şekilde bu hatalara dikkat edin. Farkı göreceksiniz.